Kültür Turizmi
Kütahya'da tarihin
ilk dönemlerinden günümüze kadar çok çesitli medeniyetler ve devletler hüküm sürmüstür. Ev sahipligi yaptigi bu medeniyetlerin hemen hepsinden pek çok kültürel deger günümüze miras olarak kalmistir.
Friglerden günümüze kadar ulasan binlerce barinma ve korunma amaçli magaralar, erken Hiristiyanlik dönemi
sapel ve kiliseleri, Romalilardan kalan Aizanoi antik kenti, ilk hali Bizanslilardan kalan Kütahya Kalesi, Selçuklulardan kalan Hidirlik Mescidi, Osmanli İmparatorlugunun kuruldugu topraklar olan Domaniç, Germiyanogullarindan kalan Vacidiye Medresesi ve
II.Yakup İmaret Külliyesi, etnik kültürün son sahidi Yeni Mahalle Rum Ortodoks Kilisesi, Osmanlilardan kalma Ulu Camii, Adliye Binasi (Eski
Hükümet Konagi) ve Kütahya Lisesi ile Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atildigi ve Baskumandan
Meydan Savasi'nin kazanildigi Dumlupinar ve Altintas - Zafertepe Çalköy'deki Sehitlikler ve Anitlar bu topraklarda yasayan medeniyetlerin bizlere biraktiklari kültürel mirasin
ilk akla gelenleridir.
1) Müzeler
Kütahya, müzeler açisindan zengin bir
ildir. Arkeoloji Müzesi, sahip oldugu eserler açisindan emsalleri arasinda önemli bir yere sahiptir. Çini Müzesi, Türkiye ve Dünyadaki
ilk olma özelligine sahiptir. Kossuth Müzesi, tarihi degerinin yani sira etnografya müzesi olarak da nitelenebilecek bir konumdadir. Ayrica İlimizde Tavsanli Belediye Müzesi
ile Dumlupinar Kurtulus Savasi Zafer Müzesi de bulunmaktadir.
2) Sadik Atakan Çini
Evi

Avukat Sadik ATAKAN tarafindan düzenlenen evde, son 250 yilin en güzel çinileri sergilenmektedir. Degerli çini ustalarinin eserlerinin görülebildigi ev, geçmis ile gelecek arasinda bir köprü olusturmaktadir.
3) Frig Vadisi

Kütahya-Eskisehir karayolunun 26. km'si yakinlarindaki Sabuncupinar'dan baslayip Ovacik Köyüne kadar, İlin dogusu boyunca uzanan ve büyük bölümü çam ormanlari arasinda kalan alana "Frig Vadisi" denilmektedir.
Frig Vadisi iki ana bölümde incelenebilir. Birinci bölüm; Sabuncupinar, Findik, İncik, İnli, Sögüt magaralarinin bulundugu kuzey bölümüdür. İkinci bölüm ise, daha güneydeki Ovacik Köyü, İnlice mahallesi ve çevresidir.
Kütahya'nin dogusunda, eski bir yanardag olan Türkmen Dagi'nin tüfleri ile örtülü olan Frig yaylalari, eski çaglardan beri çesitli kavimler tarafindan iskan edilmistir. Volkan tüfünün kolay islenebilir bir kaya çesidi olmasi, bölgenin en eski halklarindan biri olan Frigler'in, bunlari oyma ve yontma yoluyla çesitli amaçlar için kullanmalarini saglamistir. Frigler'in ana tanriçasi Kybele'ye adanmis açik hava tapinaklari ile savunma amaçli yapilar, en çok göze çarpan eserler arasindadir. Bunlarin yaninda Roma devrinde kayalari oymak suretiyle meydana getirilmis çesitli barinaklar, mezar odalari, agil ve ahir olarak kullanilan mekanlar, sarniçlar ve ambarlar da bulunmaktadir. Erken ve Geç Bizans devirlerinde ise bunlara ilaveten kilise ve sapeller de insa edilmistir.
Frig Vadisi'nin ikinci bölümü ise Kütahya'ya 55 km. uzaklikta bulunan Ovacik Köyü'nün İnlice Mahallesi'nin dogusunda baslayan çam ormanlari arasindadir. Bölgenin bilinen tarihi M.Ö. 900-600 yillarinda Frigler, daha sonra Romalilar ve Bizanslilar tarafindan kullanildigi seklindedir. Frig Vadisi'nde kayalara elle oyulmus kaya mezarlar, kiliseler ve siginma-barinma amaciyla kullanilmis yüzlerce magara bulunmaktadir.
4) Aizanoi Antik Kenti
Aizanoi antik kenti, Kütahya'ya 57 km. uzakliktaki Çavdarhisar İlçesindedir. Efes ile çagdas olan kent Penkalas irmaginin iki yakasina kurulmustur. Kentin ismi Su Perisi Erato ile efsanevi kral Arkas'in birlesmesinden ortaya çikan Azan isimli mitoloji kahramanindan kaynaklanmaktadir. Aizanoi antik kenti Frigya'ya bagli yasayan Aizanitislerin ana yerlesmeleriydi.
- Kent alani M.Ö.3000 yillarindan itibaren yerlesmeye sahne olmustur.
- Helenistik dönemde Bergama Kralligi ile Bitinya arasinda el degistirmistir.
- M.Ö. 133'de Roma egemenligine girmistir.
- Erken Bizans döneminde Piskoposluk merkezi olan Aizanoi 7.yy.da önemini yitirmistir.
- Ortaçag'da (13.yy) Çavdar Tatarlari'nin üssü olan kent daha sonralari Çavdarhisar ismini almistir.
Antik kentte; Zeus Tapinagi, Antik Borsa, Stadyum ve Anfi Tiyatro ile Mozaikli Hamam, Antik Köprüler ve Sütunlu Yol görülmeye degerdir.
ZEUS TAPINAGI : Zeus Tapinaginin yapimina M.S. 2.yüzyilda İmparator Hadrian döneminde baslanmistir. Tapinakta kisa yanlari her birinde 8'er,uzun yanlarin her birinde 15'er İon sütunu yer alir. 53x35 m. ölçülerinde bir podyumun üzerinde yer alan tapinagin altinda tonozlarla örtülü bir mekan yer almaktadir ki; bu plan Anadolu'da Roma mimari sanatinda pek alisilmamis bir uygulamadir ve benzerine rastlanilmamistir. Bu mekan muhtemelen kehanet yeri veya tapinaga ait depo olarak islev görmüstür.

ANTİK BORSA : Dünyanin ilk borsasi Aizanoi Antik Kentindedir. M.S. 2.yüzyilin 2. yarisinda tahil pazari olarak kullanilmistir. 1971 yilinda kazisi yapilan borsa binasinin kismen onarilan duvarlarinda M.S. 4.yüzyilin baslarinda İmparator Diocletian'in 304 yilinda enflasyonla mücadele için yaptigi ücret tespitlerinin bir kopyasi vardir. Bu yazitta imparatorluk pazarlarinda satilan tüm mallarin fiyatlari yer almaktadir. Örnegin; kuvvetli bir köle iki esegin fiyatina, bir at ise üç köle fiyatina esittir.
STADYUM VE ANTİK TİYATRO: Aizanoi'deki Stadyum - Tiyatro kombinasyonunun dünyada benzeri yoktur. Yapimina M.S. 1. yüzyilda baslanmis ve araliklarla 3.yüzyila kadar sürmüstür. Stadyumun oturma gruplari hafif çokgen biçimli oldugu için yapi orta kisimda genislemektedir. Stadyum ile tiyatroyu ayiran duvarin stadyum cephesi mermerlerle kapli olup tiyatronun sahne kismi ise zengin mermer bezemelerle kapliydi. Bu bezemeler depremler sonucu oturma basamaklarinin ortasina yikilmislardir.

ANTİK KÖPRÜLER : Penkalas denilen Koca Çayin üzerindedir. Antik çagda iki yakayi birbirine baglayan 5 köprü mevcuttu. Bunlardan birisi yayalar için yapilmis olan ahsap bir köprü, diger dördü ise kemerli tas köprüleridir. Günümüze bunlardan sadece iki tanesi ulasmistir.
SÜTUNLU YOL : 1992 -1995 yillari arasinda yapilan kazilarda ortaya çikartildi. M.S. 400. yillara tarihlenmektedir. Restore edilerek ayaga kaldirilan cadde kenarlarindaki sütunlar erken antik yapilardan sökülmüstür. Dükkan kapilari bu sütunlu yola açilmakta olup yakininda onunla iliskili borsa yapisi bulunuyordu.
5) Germiyan Sokak

Merkez Pirler mahallesinde 18. yüzyil Kütahya evlerinin topluca korundugu Germiyan Sokak, Arnavut kaldirimli yolu, elektrik ve telefon direkleri ile tellerinin bulunmadigi, Kütahya'daki tarihi kent dokusunun en güzel örnegidir.
Germiyan Sokak'taki Kütahya Evleri iki veya üç katli ahsap evlerdir. Payandalarla desteklenmis çikmalari, çiftli koca kapilari, kafesli pencereleri ile ahsap Anadolu mimarisinin en güzel örneklerini olusturur. 17. ve 18. yüzyil Kütahya evleri açik sofalidir. Sofalar odalar arasi baglantiyi saglar. Ayrica sofalarda seki yada kösk adi verilen dinlenme mekanlari bulunur.
Giris katlarina taslik denir. Evlerin ön kapilari disinda genis arka bahçelere açilan arka kapilari da vardir.
Depo, kiler samanlik hatta ahirlar buradadir. Birinci katta günlük yasama ait odalar vardir. Bunlar oturma odasi, mutfak ve yatak odasidir. İkinci katta ise misafir odalari ve gelin odalari bulunur. 19. ve 20. yüzyil Kütahya evleri kapali sofalidir. Önceki dönemlerin aksine, bu dönem evlerinin dislari, saçaklari, pervazlari ve payandalari süslenirken, iç mekanlar aksine sade tutulmustur. Yine bütün Kütahya evleri payanda destekli çikartmalara sahiptir. Bu çikartmalar yola uyum ve iç mekani düzeltme amaçli yapilmistir.
7) Bedestenler

Gedik Ahmet Pasa Vakfi olarak XV. yüzyilin ikinci yarisinda yaptirilan bedestenler iki tanedir. Büyük Bedesten dört kapilidir. Yapinin içinde ortada bir sadirvan ve onyedi dükkan vardir. Kapi girisi üstünde madalyon içinde hayat agaci ve aslan motifleri altinda 1868 tarihi yazilidir. Diger kapi üstündeki madalyonda ise denizkizi figürü yer alir. Halen sebze bedesteni olarak kullanilmaktadir. Küçük Bedesten; iki kapili olup duvarlari tugla ve saç örgüden yapilmistir. Uzunlamasina dikdörtgen genis alanin iki kenarinda karsilikli dörder genis nis bulunmaktadir. Eskiden agir elbiselerin ve elmas islemeciliginin yapildigi yapi günümüzde eski esya pazari olarak kullanilmaktadir.
8) Kütahya Kalesi

Antik çaglardan günümüze kadar yerlesimin oldugu Hisar Tepesindedir. 70 burca sahip olan Kütahya Kalesi üç bölümden olusur. Bunlar Kale-i Bala, Kale-i Sagir ve dis surlardir. Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan ve Osmanli izleri görülen kalede herhangi bir döneme ait kitabe yoktur. Fakat yapilan incelemeler sonucunda 8.yy Bizans, 12.yy Bizans, 13/14.yy Türk dönemlerine ait insaat özelliklerine rastlanmistir. Kalede bilinen son insaat Fatih Sultan Mehmet zamaninda yapilmistir. (1451-1481) Kale'de iki çesme, iki mescid vardir. Kütahya Kalesinde, kendi ekseninde 45 dakika da bir tur atan Döner Gazino 1973 yili yapimidir. Lokanta olarak hizmet veren Döner Gazino'nun altindaki Kir Kahvesi yaz aylarinda açiktir.
9) Kara Ahmet Bey Türbesi
Ünlü Seyyah Evliya Çelebi'nin dedesi olan Kara Ahmet Bey'in türbesi, Sehir merkezindedir. Evliya Çelebi'nin Kütahyali oldugunu ve dedesinin mezarinin yerini, Kütahya'yi da anlattigi ünlü Seyahatname'sinin 9.cildinden ögreniyoruz.
10) Ulu Cami

Kütahya'nin en güzel ve en büyük camisi olan yapi Yildirim Beyazit zamaninda baslanmis, Sehzade Musa Çelebi tarafindan 1410 yilinda tamamlanmistir. Mimar Sinan tarafindan tamir edilmistir. Ortalama 45x25 m2'lik bir alani kaplayan cami avlusuzdur. Caminin 3 kapisi, 64 penceresi, 2 kubbesi, 6 yarim kubbesi ve 5 bölümlü son cemaat yeri vardir. Caminin içindeki 4 sütunlu müezzin mahfeli ve mihrabin sagindaki Kabe tasvirli pano görülmeye degerdir.
11) Adliye Sarayi (Eski Hükümet Konagi)

Yapimina 1905 yilinda Fuat Pasa zamaninda baslanan ve 1907 yilinda tamamlanan Eski Hükümet Konagi, son dönem sivil Osmanli mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Üç katli yapinin, giris bölümü ile dogu ve bati kanatlari hafif çikintilidir. Girisi dört yüksek sütun ve ortadaki genis üç kemerle baglanmistir. İki renkli tas teknigi, iki kati ayiran kornis hatti ve çinileriyle cephe örgülü bir görünüme sahiptir. Vali Odasinin bacalari ortaya ayyildiz gelecek sekilde çini kaplidir. Bina içinde tamamen çini kapli bir mescit de yer almakta olup, 1998 yilinda restore edilerek Adliye Sarayi olarak kullanilmaya baslanmistir.
12) Hayme Ana ve Osman Gazi Aniti

Hayme Ana Osmanli Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin ninesi, Ertugrul Gazi'nin annesidir. Ertugrul Gazi, Sürmeliçukur'dan Anadolu'ya geldiginde kendisine Sögüt kislak, Domaniç yaylak olarak verilmistir. Yilin bes ayini geçirdigi Domaniç'te bir yayla mevsiminde Hayme Ana'yi yitiren Ertugrul Gazi, annesini her yil çadir kurdugu Çarsamba'da bir tepeye defnettirmistir. Sultan, II. Abdulhamit, l886'da Devlet Ana diye anilan büyük büyük ninesi Hayme Ana'nin kabrini buldurarak üstüne bugünkü türbeyi yaptirmistir. Kütahya Valiligi, Osmanli Devletinin kurulusunun 700.Yili dolayisiyla bu türbe ve müstemilatini restore ettirerek çevre düzenlemesine tabi tutmus, her yil Hayme Ana adina törenler yapilan alana 2500 kisilik tribün yaptirmis, 100 bin fidanli 700.Yil Korulugu kurdurarak, bir Osmanli Çesmesi ve iki Kütahya evi yaptirmistir.
14) Baskumandan Tarihi Milli Parki
Kurtulus Savasimizin geçtigi Zafertepe Çalköy ve Dumlupinar'daki bu topraklar 137.000 sehidimizin aziz hatirasina sehitlik, müze ve anitlarla donatilmistir. Milli parktaki bu anit,müze ve sehitlikler sunlardir:
Zafertepe Çalköy'de; Zafer Aniti, (Baskumandan Meydan Savasi Komuta Yeri), Sehit Sancaktar Mehmetçik Aniti, Yüzbasi Harputlu Sekip Efendi Aniti, Atatürk Aniti,
Dumlupinar İlçemizde; Atatürk Aniti, Dumlupinar Kurtulus Savasi Müzesi, Dumlupinar Sehitligi ve içinde; Mehmetçik Aniti, Sehit Baba ve Ogul Aniti, Milis Aniti ve Gazi Mustafa Kemal-İsmet Pasa-Maresal Fevzi Çakmak Anitlari bulunmaktadir.